slider-1

Doğum

Öncesi

Eğitim

slider3

Gebelik

Takibi

suda-dogum

Suda

Doğum

slider4
2feeb75f-f74e-43c5-bdd5-03101270da3f[20001]
9701651a-00fa-4818-8cac-5f8cca990e2a[20015]

Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum (SSVD)

SEZARYEN SONRASI VAJİNAL DOĞUM (SSVD)

Bir defa sezaryen, hep sezaryen. Yıllarca kadın doğum uzmanları bu görüşü benimsediler ve uyguladılar. Daha sonra 1960’lardan sonra bu sorgulanmaya başladı ve sezaryen ile yapılmış bir doğumdan sonra kadının normal doğurabileceği inancı artmaya başladı ve bilimsel çalışmalarla da desteklendi. Günümüzde ise, yaşanan durum sezaryen sonrası vajinal doğum isteyen kadına genellikle çılgın muamelesi yapılıp, kendisinin ve bebeğinin yaşamını tehlikeye attığı yönünde yaklaşmak oluyor. Peki kim haklı sizce? Normal doğum yapmak isteyen kadın mı? Yoksa kendini ve bebeğini riske attığı yönünde yaklaşan sistem mi? Bence kadına tüm bilgiyi vererek, kararlara katılma hakkı sağlanmalı ve sorumluklar paylaşılmalı.

Ssvd avantajları

-sezaryen operasyonuna ait riskler olmaz (kanama, iç organ yaralanmaları, enfeksiyon, anesteziye bağlı riskler gibi)

-iyileşme daha kısa sürede olur, anne yürüyerek odasına çıkabilir bile

-anne bebek bağlanması daha sağlıklı olur, emzirme daha erken başlar

Ssvd dezavantajları

Aslında sezaryen sonrası vajinal doğumun en büyük riski rahmin önceki ameliyat yerinden ayrılma riskidir (rüptür). Bu olduğunda ise oldukça ciddi sonuçları (annenin kaybı, bebeğin kaybı, bebeğin oksijensiz kalması) olabilir.

Doğumlarda görülen rüptür oranları:

          • normal doğum (geçirilmiş ameliyat yok) 1/33000
          • sezaryen sonrası vajinal doğum (suni sancı yok) 1/200
          • sezaryen sonrası vajinal doğum (suni sancı kullanılırsa) 1/100
          • sezaryen sonrası vajinal doğum (doğum suni sancıyla başlatılırsa) 1/43
          • oluşabilecek rahim yırtılması sonucu bebek ölümü %30 anne ölümü %1-2

Bu riskleri arttıran ya da azaltan etkenler olabilir. Daha önceden normal doğum yapmış olmak, doğumun kendiliğinden başlaması, gebelikler arasında uzun dönem olması, erken doğum riski azaltırken; birden fazla sezaryen geçirmiş olmak, daha önceki sezaryende enfeksiyon yaşamış olmak, gebeliklerin arasının kısa olması, doğumun ilaçlarla başlatılması riski arttırır.

Rüptür olduğunda bazı bulgular verir, deneyimli bir uzman veya ebenin bunu anlayıp acilen doğum için gerekeni yapması gereklidir. Bu durumda yapılması gereken hastayı acil olarak ameliyata almaktır. Dolayısıyla bu doğumların uygun merkezlerde yapılması gereklidir. Maalesef ülkemizdeki tüm hastaneler bu şartları karşılamıyor. Yani 24 saat anestezi uzmanı ve ekibinin olduğu, yoğun bakım ve kan merkezinin olduğu, doktorun ve ekibin hastanede bulunduğu şartlar , bu doğumlar için uygun şartlardır.

SSVD için uygun seçilmiş vakalarda bile başarı oranı %60-80 arasında değişmektedir. Tüm riskler ve yararlar anlatılıp kadınlarımızın karar vermekte desteklenmesi ve verdikleri kararla ilgili yargılanmamaları gerekmektedir. Kadınların talebi arttıkça eminim bu hizmeti sunanlar da artacaklardır.