slider-1

Doğum

Öncesi

Eğitim

slider3

Gebelik

Takibi

suda-dogum

Suda

Doğum

slider4
2feeb75f-f74e-43c5-bdd5-03101270da3f[20001]
9701651a-00fa-4818-8cac-5f8cca990e2a[20015]

İlaçlı Rahim Filmi (HSG)

HSG (Histerosalfingografi) yani halk arasında bilinen adıyla ilaçlı rahim filmidir. Bu film sayesinde rahim boşluğu ve tüpler hakkında bilgi edinmeyi amaçlarız.

Bu film özellikle adet bittikten sonra 1-3 gün içinde çekilir. Bunun birkaç sebebi vardır. Öncelikle bu günlerde hastanın kesinlikle gebe olmadığından emin oluruz, adet kanaması bittiği için ilaçla beraber kanın tüplerden karın boşluğuna geçmesi engellenmiş olur, bu günlerde rahim ağzı nispeten daha açık olup işlem daha kolay yapılır, ayrıca rahim duvarı daha ince olur ve olası patolojiler daha kolay anlaşılabilir. İşte bütün bu nedenlerden dolayı film çekimi için en ideal zaman adet bitiminden sonrasıdır.

Film radyoloji uzmanı ve kadın doğum uzmanıyla beraber çekilir. İşlem yapılacağı gün aç karnına olmaya gerek yoktur. Hemen işlemden önce mesanenin boşaltılması faydalı olabilir. Hatta doktorunuzla konuşup işlemden bir saat kadar önce ağrı keseci bir ilaç alınması, işlem sırasında oluşabilecek ağrıyı da azaltacaktır. Genellikle anestezi uygulamaya gerek yoktur ama bazen hastaların isteği üzerine genel anestezi ile de yapılabilmektedir. İşlem aslında çok da ağrılı bir işlem değildir ancak verilen kontrast maddenin tüplerden geçişi sırasında çok kısa süreli sanki adet ağrısı gibi bir ağrı hissedilebilir. Bu ağrı asla dayanılmayacak düzeyde değildir. Eğer işlem anesteziyle yapılacaksa mutlaka 6 saatlik açlık gereklidir.

HSG genellikle kısırlık teşhis ve tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Her kısırlık tedavisi öncesi mutlaka rahim ve tüplerin durumunu değerlendirmek amacıyla yapılır. Ayrıca bazı hormon testleri ve eşinin sperm testleri de genellikle bu grup hastada istenmektedir. HSG tüplerin değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, bazen verilen kontrast maddenin tüplerden geçişiyle beraber tüplerdeki hafif tıkanıklıklar da açılır. Böylece HSG çekiminden sonraki 6 ayda gebelik oranları artar. Bu nedenle HSG kısırlığın hem teşhis hem de kısmen tedavisinde kullanılan önemli bir yöntemdir.

Film çekilirken hasta röntgen masasına jinekolojik muayene pozisyonunda yatırılır, vajina steril olacak şekilde temizlenir, rahim ağzı sabitlenecek şekilde tutulur ve rahim ağzından içeriye yumuşak plastik bir kanül yerleştirilir. Ardından kanülün içinden bir kontrast madde enjekte edilir. Bu madde röntgen cihazında kolayca görülebilir özelliktedir ve böylece maddenin rahimi doldurması, rahimden tüplere ilerleyişi, tüplerden batına yayılışı saniye saniye izlenir. İşte tam bu tüplerden geçiş aşamasında yüksek basınç kullanılarak enjekte edilirse daha fazla ağrıya sebep olacağından, bu işlem dikkatle yapılmalıdır. Bu işlemlerin hepsi yaklaşık 5-10 dakika sürer. Film çekimi bittiğinde hasta ayağa kalkıp kolayca giyinip evine gidebilir. Film çekildikten sonra radyoloji uzmanı ve kadın doğum uzmanı filmi beraber değerlendirirler ve hastaya bilgi verilir. Bu sayede rahimin yapısı, rahimde septum (rahim içinde bölme), polip veya myom olup olmadığı, rahim içinde yapışıklık (sineşi) olup olmadığı tüplerin açık olup olmadığı anlaşılabilir. Bu yöntem hala tüplerin açık olup olmadığını değerlendirmek için kullanılan en iyi yöntemdir.

HSG çekildikten sonra bir miktar kanama olabilir, bu korkulacak bir şey değildir. Ancak kanama artarsa veya birkaç günden daha uzun sürerse doktorunuza danışmalısınız. Hafif bel ve kasık ağrısı olabilir, eğer ağrı artarsa doktorunuzla görüşmelisiniz. Ateş ve kötü kokulu akıntı olacak olursa enfeksiyon belirtisi olabilir, yine doktorunuza bilgi vermeniz gereklidir.

HSG işlemi bazı kişilere uygulanamaz. Ciddi enfeksiyonu olan kişiler ve rahim ağzı kanseri şüphesi olan kişilerin film çektirmesi hastalıkların yayılımını kolaylaştıracağı nedeniyle uygun değildir. Bazen de rahim ağzında darlık olan kişilerde filmi çekmez çok zor hatta bazen imkansız olabilir.

Tüplerin kapalı bulunması durumunda daha ileri tetkik olarak laparoskopi yapmak gereklidir. Laparoskopi sayesinde tüplerin yapısı direkt olarak gözlenip, tüplerin içinden geçiş olup olmadığı görülebilir. Eğer tüplerden kesinlikle geçiş yoksa IVF (tüp bebek) yöntemi kullanılarak gebelik sağlanmaya çalışılmalıdır.